26 Mayıs 1905'da Maraşlı bir ailenin evladı olarak İstanbul’da dünyaya gelen Necip Fazıl, çocukluğunu mahkeme reisliğinden emekli büyük babasının İstanbul Çemberlitaş'taki konağında geçirmiştir. İlk ve orta öğrenimini Amerikan ve Fransız kolejleri ile Bahriye Mektebinde tamamlarken, lisedeki hocaları arasında dönemin mühim isimlerinden Yahya Kemal, Ahmet Hamdi (Akseki), İbrahim Aşkı bulunmaktaydı.
1921 yılında Darülfünûnun Edebiyat Medresesi Felsefe Şubesine başlamıştır. Ahmet Haşim, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Faruk Nafiz, Ahmet Kutsi gibi dönemin ünlü edebiyatçıları ile tanıştı. Yakup Kadri ve arkadaşlarının çıkardığı Yeni Mecmua dergisinde ilk şiirleri yayımlanmıştır.
Lise ve Darülfünun öğrencileri arasından eğitim hayatlarını devam ettirmek üzere Avrupa ülkelerine gönderilecek ilk grubu belirlemek için 1924 yılında Maarif Vekâletinin açtığı sınavda gösterdiği başarı sonucu, üniversitedeki eğitimini resmen tamamlamış sayılmış ve Paris'e geçmiştir. Sorbonne Üniversitesinin Felsefe Bölümünde tahsil görmüştür. Türkiye’ye dönüşünde Hollanda, Osmanlı ve İş Bankalarında müfettiş ve muhasebe müdürü olarak çalışmıştır. 1939-1943 yılları arasında Robert Kolej, İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi, Ankara Devlet Konservatuarı, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinde hocalık yapmıştır. Sonraki yıllarında fikir, sanat ve edebiyat çalışmalarının dışında başka bir meslekle meşgul olmamıştır.
Paris dönüşü yayımladığı Örümcek Ağı ve Kaldırımlar adlı şiir kitapları onu çok genç yaşta ünlü yapmıştır. Henüz otuz yaşına basmadan çıkardığı yeni şiir kitabı Ben ve Ötesi (1932) ile takdir toplamış; sonrasında "Üstad Necip Fazıl Kısakürek" olarak anılmaya başlanmıştır. Necip Fazıl 1934 yılında Nakşî şeyhi Abdülhakim Arvasi ile tanıştıktan sonra İslami kimliği ile göz önünde olmaya başlamıştır. Eserlerinde amir bir ahlak felsefesinin savunulduğu tiyatro eserlerini birbiri ardına kaleme aldı. Tohum, Para, Bir Adam Yaratmak, Nam-ı Diğer Parmaksız Salih gibi piyesleri büyük ilgi gördü. Cinnet Mustatili adlı eserinde ise hapishane anıları yer alır.
Necip Fazıl Kısakürek’in 17 Eylül 1943’te yayımlamaya başladığı Büyük Doğu mecmuası 5 Haziran 1978’e kadar aralıklarla yayın hayatına devam etmiştir. 35 yıllık süre içerisinde toplam 16 devre ve 512 sayı olarak yayımlanmıştır. Necip Fazıl’ın şahsiyetiyle güçlü bir edebî üsluba sahip olan dergi Tek Parti iktidarı ve Demokrat Parti iktidarı dönemlerinde muhafazakâr ve milli muhalefetin sesi olmuştur. Necip Fazıl, Büyük Doğu dergisinin çıkış sebebini, ülkedeki düşünce ve ideoloji bakımından eksikliğin giderilmesine katkı sağlamak olarak görür. Dergideki yazılar politikadan sanata, ekonomiden felsefeye, dinden tarihe kadar çeşitli konu başlıklarından meydana gelmektedir; fakat uzun yayım dönemi boyunca Kısakürek’in değişen politik çizgisine ve dönem şartlarına göre mecmuaların konu ağırlıkları dinî, siyasi, edebî vb. olmak üzere farklılık göstermiştir.
1981’de Vatan Haini Değil, Büyük Vatan Dostu Sultan Vahidüddin kitabından ötürü Atatürk’e hakaretten mahkûm edilmiştir. 25 Mayıs 1983’te hayata gözlerini yummuştur. Eyüp Sultan Mezarlığına defnedilmiştir.
Kapatılmalar ve toplatılması hasebiyle fasılalarla yayın hayatına devam eden Büyük Doğu'nun çıkmadığı sürelerde Necip Fazıl’ın günlük fıkra ve yazıları Yeni İstanbul, Son Posta, Babıalide Sabah, Bugün, Milli Gazete, Her Gün ve Tercüman gazetelerinde yayımlamıştır. Ayrıca, Necip Fazıl’ın, Kadir Mısıroğlu ve Salih Mirzabeyoğlu gibi isimler üzerindeki etkisiyle Sebil, Akıncı Güç, Gölge gibi neşriyatların yayın çizgisinde de oldukça ciddi tesiri olmuştur.
1921 yılında Darülfünûnun Edebiyat Medresesi Felsefe Şubesine başlamıştır. Ahmet Haşim, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Faruk Nafiz, Ahmet Kutsi gibi dönemin ünlü edebiyatçıları ile tanıştı. Yakup Kadri ve arkadaşlarının çıkardığı Yeni Mecmua dergisinde ilk şiirleri yayımlanmıştır.
Lise ve Darülfünun öğrencileri arasından eğitim hayatlarını devam ettirmek üzere Avrupa ülkelerine gönderilecek ilk grubu belirlemek için 1924 yılında Maarif Vekâletinin açtığı sınavda gösterdiği başarı sonucu, üniversitedeki eğitimini resmen tamamlamış sayılmış ve Paris'e geçmiştir. Sorbonne Üniversitesinin Felsefe Bölümünde tahsil görmüştür. Türkiye’ye dönüşünde Hollanda, Osmanlı ve İş Bankalarında müfettiş ve muhasebe müdürü olarak çalışmıştır. 1939-1943 yılları arasında Robert Kolej, İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi, Ankara Devlet Konservatuarı, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinde hocalık yapmıştır. Sonraki yıllarında fikir, sanat ve edebiyat çalışmalarının dışında başka bir meslekle meşgul olmamıştır.
Paris dönüşü yayımladığı Örümcek Ağı ve Kaldırımlar adlı şiir kitapları onu çok genç yaşta ünlü yapmıştır. Henüz otuz yaşına basmadan çıkardığı yeni şiir kitabı Ben ve Ötesi (1932) ile takdir toplamış; sonrasında "Üstad Necip Fazıl Kısakürek" olarak anılmaya başlanmıştır. Necip Fazıl 1934 yılında Nakşî şeyhi Abdülhakim Arvasi ile tanıştıktan sonra İslami kimliği ile göz önünde olmaya başlamıştır. Eserlerinde amir bir ahlak felsefesinin savunulduğu tiyatro eserlerini birbiri ardına kaleme aldı. Tohum, Para, Bir Adam Yaratmak, Nam-ı Diğer Parmaksız Salih gibi piyesleri büyük ilgi gördü. Cinnet Mustatili adlı eserinde ise hapishane anıları yer alır.
Necip Fazıl Kısakürek’in 17 Eylül 1943’te yayımlamaya başladığı Büyük Doğu mecmuası 5 Haziran 1978’e kadar aralıklarla yayın hayatına devam etmiştir. 35 yıllık süre içerisinde toplam 16 devre ve 512 sayı olarak yayımlanmıştır. Necip Fazıl’ın şahsiyetiyle güçlü bir edebî üsluba sahip olan dergi Tek Parti iktidarı ve Demokrat Parti iktidarı dönemlerinde muhafazakâr ve milli muhalefetin sesi olmuştur. Necip Fazıl, Büyük Doğu dergisinin çıkış sebebini, ülkedeki düşünce ve ideoloji bakımından eksikliğin giderilmesine katkı sağlamak olarak görür. Dergideki yazılar politikadan sanata, ekonomiden felsefeye, dinden tarihe kadar çeşitli konu başlıklarından meydana gelmektedir; fakat uzun yayım dönemi boyunca Kısakürek’in değişen politik çizgisine ve dönem şartlarına göre mecmuaların konu ağırlıkları dinî, siyasi, edebî vb. olmak üzere farklılık göstermiştir.
1981’de Vatan Haini Değil, Büyük Vatan Dostu Sultan Vahidüddin kitabından ötürü Atatürk’e hakaretten mahkûm edilmiştir. 25 Mayıs 1983’te hayata gözlerini yummuştur. Eyüp Sultan Mezarlığına defnedilmiştir.
Kapatılmalar ve toplatılması hasebiyle fasılalarla yayın hayatına devam eden Büyük Doğu'nun çıkmadığı sürelerde Necip Fazıl’ın günlük fıkra ve yazıları Yeni İstanbul, Son Posta, Babıalide Sabah, Bugün, Milli Gazete, Her Gün ve Tercüman gazetelerinde yayımlamıştır. Ayrıca, Necip Fazıl’ın, Kadir Mısıroğlu ve Salih Mirzabeyoğlu gibi isimler üzerindeki etkisiyle Sebil, Akıncı Güç, Gölge gibi neşriyatların yayın çizgisinde de oldukça ciddi tesiri olmuştur.
Ölülere de Allah İçin Muhabbet ve Buğz Ederiz
Dergi:
Cuma
Sayı:
1. Cilt 506. Sayı
Yıl:
2000
Sayfa:
9
İctimai Hayat
Dergi:
Cuma
Sayı:
1. Cilt 500. Sayı
Yıl:
2000
Sayfa:
7
Süleymanname
Dergi:
Cuma
Sayı:
1. Cilt 487. Sayı
Yıl:
2000
Sayfa:
11
Canım İstanbul
Dergi:
Cuma
Sayı:
1. Cilt 83. Sayı
Yıl:
1992
Sayfa:
33
Canım İstanbul
Dergi:
Cuma
Sayı:
1. Cilt 57. Sayı
Yıl:
1991
Sayfa:
41
İğreniyorum
Dergi:
Cuma
Sayı:
1. Cilt 48. Sayı
Yıl:
1991
Sayfa:
37
Bu yazarın eserlerinde kullandığı ve sistemde kayıtlı olan diğer isimler aşağıda listelenmiştir. Yazarın tüm yayınları, bu isimlerle yazdıkları da dahil olmak üzere "Yayınları" sekmesinde birleşik olarak gösterilmektedir.
Adıdeğmez
Adını Vermeyen Profesör
Ahmed Abdülbaki
Ahmet Abdülbaki
Akıl Hocası
B. D.
Bankacı
Be. De.
Büyük Doğu
Büyük Doğu Cemiyeti